Hoverkraft, mark III SR N4

Hoverkraft, mark III SR N4

Hoverkraft (hava yastıklı tekne), su yüzeyinin üstünde ilerleyerek yüksek hıza ulaşabiliyor.

Coğrafya

Etiketler

hava yastıklı gemi, su ulaşımı, denizcilik, gemi, hava yastığı, pervane, taşımacılık, coğrafya

İlgili ekstralar

Görüntüler

Hoverkraft

25 Temmuz 1959'da İngiliz mühendis Christopher Cockerell önceleri hiç görülmemiş bir gemi olan SR.N1 ile Manş Denizi'ni geçmişti.
Gemi çok büyük bir hava yastığında hareket ediyordu, suyun üstünde "elastik eteğinin" altına üflenen hava tutuyordu. Yüksek hız ile hem karada hem suda hareket edebilmesi çarpıcı özellikleriydi.

Aslında askeri amaçla geliştirilip gemilerin ve tekerlekli arabaların da çalışamadığı bataklık alanlarda hareket etmek ve kumsallara yanaşmak için de idealdı. 10 yıllık geliştirmeden sonra hava yastıklılar sicil taşımada da kullanılmaya başlandı. Geliştirilmiş hali olan SR.N4, Dover ve Calais arasında yolcuları ve arabaları 1968'den 2000'li yılların başlarına kadar taşıyordu ve 329 ton ağırlığı ile gelmiş geçmiş en büyük hava yastıklı feribot olmasına rağmen su üstünde saatte 110 km hızla uçuyordu.

Üstten görünüşü

Yapısı

  • elastik etek
  • kontrol kabini
  • hareketli dümenler
  • hava girişleri
  • pervaneler
  • araba rampası
  • gaz türbini

Kesiti

  • araba güvertesi
  • yolcu kabini

Uzunluğu 56,38 m, yüksekliği 11,48 m, azami ağırlığı 320 t olan SR.N4, 4 adet Rolls-Royce Proteus gaz türbini ile çalıştı. Türbinler aynı anda hem yoğunlaştırılmış havayı üreten kompresörleri çalıştırdı hem gemiyi hareket ettirdi.
Hava yastıklı gemilerin tahrik sistemi en çok uçaklarınkine benzer, çünkü gemi gövdesinin suya batmadığı için hareket ettirmek için gemi pervaneleri kullanılamaz.

Dünyanın en büyük yolcu taşıyıcı hava yastıklı gemisi olan SR.N4'ün en son serisi artık 60 araba ve 400 yolcu taşımak için uygundu. Daha sonra SR.N4'ten daha büyük hava yastıklılar da üretildi, ancak hepsi askeri amaçlarla kullanırdı.

Çalışması

  • pervane
  • hava
  • elastik etek

Büyük kapasiteli hava pompaları havayı durmadan yukarıdan elastik eteklerin altına üfler, bu nedenle hava, elastik etek ile su (veya toprak) arasında sürekli akarak ince bir hava yastığı oluşturur. Yoğunlaştırılmış hava, taşıtı su üstünde tutar.
Gemi suya batmayıp üzerinde uçtuğu için suyun sürükleme kuvveti gemiyi yavaşlatamaz, bu nedenle seyir hızı geleneksel gemilere göre çok daha yüksektir. Üstelik hareketlerine dalgaların da etkisi yok, bu sayede hoverkraftta seyahat fırtınalı havalarda da rahat olur.

Hava yastıklı gemilerin tek dezavantajı kumanda zorluğudur: Su üstünde özgürce "kaymaları" yüzünden rüzgarı yandan aldıklarında manevraları zor olur. Karada ise hafif çıkışta bile yanal hareket edemiyorlar.

İlgili ekstralar

Aerodinamik kaldırma kuvveti

Kanatlarda asimetrik profil nedeniyle yüksek hızlı hareket sırasında kaldırma kuvveti oluşur.

Konteyner Gemisi

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra yaygınlaşan konteyner gemilerinin deniz ticaret yolları, günümüzde bütün Dünya'yı bir ağ gibi sarmaktadır.

Liman

Limanlarda deniz taşımacılığı için uygun altyapı ve hizmetler sunulur.

Titanic (1912)

RMS Titanic, 20. yüzyılın başında dünyanın en büyük yolcu gemisiydi.

Junkers G 24 W Deniz Uçağı

Deniz uçağı, su yüzeyinde iniş, manevra ve kalkış yapabilme özelliğine sahip hava taşıtıdır.

Savaş Gemisi (HMS Dreadnought, 1906)

Adı Türkçeye 'Korkusuz' olarak çevrilebilecek İngiliz Kraliyet Donanması'nın gurur kaynağı gemi, savaş gemilerinin tasarımında devrim yaptı.

Tarawa LHA-1 (1976)

1940'lardan itibaren gitgide büyüyen uçak gemileri okyanusların efendileridir.

Denizaltı

Denizaltı, gövdesinin ortalama yoğunluğu değişerek dalar veya su yüzeyine çıkar.

SM U-35 Denizaltısı (Almanya, 1912)

Denizaltılar, Birinci Dünya Savaşı'ndan beri deniz savaşlarında önemli rol oynamaktadır.

USS Ohio (ABD, 1979)

Denizaltıların tasarımında nükleer güç ilk olarak 20. yüzyılda ABD Deniz Kuvvetleri tarafından kullanıldı.

Added to your cart.