Deprem

Deprem

Deprem, Dünya'da meydana gelen en yıkıcı doğa olaylarından biridir.

Coğrafya

Etiketler

deprem, levha tektoniği, sismograf, deprem odağı, yerkabuğu, tektonik plaka, depreme dayanıklı inşaat, volkanizma, dalga, tsunami, fiziki coğrafya, coğrafya

İlgili ekstralar

Sorular

  • Depremler Dünya'nın hangi bölgesinde en sıklıkla meydana gelir?
  • En şiddetli depremler hangi tip levha kenarlarında meydana gelir?
  • Depremler hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
  • Depremin odak derinliği kaç kilometreye kadar sığ sayılır?
  • Depremin merkez üssü nedir?
  • Deprem odağı nedir?
  • Odak derinliği nedir?
  • Deprem sırasında ortaya çıkan enerji aşağıdakilerden hangi şekilde yayılır?
  • Aşağıdakilerden hangisi cisim dalgası DEĞİLdir?
  • Aşağıdakilerden hangisi yüzey dalgası DEĞİLdir?
  • Sismograf ne işe yarar?
  • Depreme dayanıklı bina inşasında aşağıdakilerden hangisi önemli DEĞİLdir?
  • Hangi malzemeden yapılan bina depreme en dayanıklıdır?
  • "Levha kenarlarında az deprem meydana gelir."\nifadesi doğru mu?
  • "Uzaklaşan levha kenarlarında odak derinliği sığ depremler sıklıkla meydana gelir."\nifadesi doğru mu?
  • "Öncü depremden ana depremin şiddeti tahmin edilebilir."\nifadesi doğru mu?
  • "Cihazlar ilk önce P dalgalarını algılar."\nifadesi doğru mu?
  • "Yeryüzündeki en büyük yıkıma cisim dalgaları neden olur."\nifadesi doğru mu?
  • "Richter ölçeği aletsel ölçüme dayanır."\nifadesi doğru mu?
  • "Mercalli ölçeği depremin yarattığı yıkımın şiddetini gösterir."\nifadesi doğru mu?

Görüntüler

Depremler ve levha tektoniği

Deprem, yer kabuğunun kısa süren ve elastik dalgalarla yayılan hareketidir.

Heyelan gibi etkenlerden dolayı yeryüzünde meydana gelen depremler ile yeryüzünün altında meydana gelen depremler ayırt edilir.
Depremlerin çoğu Büyük Okyanus yatağının kenarında oluşur. Akdeniz ile Endonezya Takımadaları arasındaki şerit ve okyanus ortası sırtları da sismik olarak çok aktif bölgelerdir. Yanardağlar gibi depremlerin Dünya'da dağılımı da belirli bir düzen gösterir.

En tipik depremler tektonik kökenlidir, bu demek oluyor ki levha kenarlarında meydana gelen hareketlere bağlı olarak oluşurlar.

Son zamanlardaki önemli depremler

Deprem odağının yeryüzünden derinliğine göre 70 km'den az derinlikte olanlara sığ, 70-300 km derinlikte olanlara orta, 300 km'den fazla derinlikte olanlara ise derin deprem denir.
Uzaklaşan levha kenarlarında, yani okyanus ortası sırtlarında sığ, ama şiddeti düşük olan depremler daha sıklıkla görülür. Yaklaşan levha kenarlarında sığ, orta (ikisi de daha yüksek şiddetli) ve derin (daha düşük şiddetli) depremler de meydana gelir. En şiddetli depremler iki levhanın çarpıştığı noktada oluşur. Depremler denizde ortaya çıktığında tsunami diye adlandırılan yıkıcı dev dalgalara da yol açabilirler.

Genellikle birbirini takip eden birden fazla deprem dalgası meydana gelir. En yüksek enerji ana deprem sırasında açığa çıkar, ana depremden önce daha küçük öncü depremler de oluşabilir; ancak algılandıklarında öncü olup olmadıklarına ve sonralarında ana depremin oluşup oluşmayacağına karar verilemez. Ana depremi genellikle birden fazla artçı deprem takip eder, bunların şiddeti kademeli olarak azalır.

Deprem oluşumu

Tektonik depremler levhaların birbirine değdiğinde oluşan gerilimin kayaçların dayanımını ve şekil değiştirme yeteneğini aştığı yerlerde meydana gelir. Gerginlik bükülen bir çubuğun birden kırılması gibi eşitlenir ve dalgalar şeklinde her yöne yayılır.

Depremin yer kabuğunda ortaya çıktığı ve kalıcı şekil değişimine neden olduğu yer deprem odağı olarak adlandırılır. Deprem odağına en yakın yeryüzü noktası merkez üssüdür. Deprem odağı ile merkez üssü arasındaki mesafeye odak derinliği denir.

Deprem dalgaları

Deprem odağında ortaya çıkan enerji dalga şeklinde yayılır. Dünya'nın iç katmanlarından geçen ve bütün yönlere yayılan bu dalgalar cisim dalgaları olarak adlandırılır. Boyuna ve enine dalga olmak üzere iki tür cisim dalgası var olup adlarını parçacıkların hareket yönünden alırlar.
Boyuna dalgaların yayılma yönünde maddenin yoğunlaştığı ve seyrekleştiği kısımlar arka arkaya gelir. Enine dalgaların iki türü mevcuttur: Birinde parçacıklar depremin yayılma yönüne dik olarak yatay, diğerinde dikey düzlemde hareket ederler.
Boyuna dalgaların hızı daha yüksek olduğundan cihazlar tarafından daha önce algılanırlar. P, yani primer (birincil) olarak adlandırılmaları da bundan kaynaklanır. Enine dalgalara ise S, yani sekonder (ikincil) dalga denir.

Yüzey dalgaları yeryüzünde yayılan dalgalardır; bunlar P ve S dalgalarının girişiminden oluşur. P ile dikey S dalgalarının girişiminden R, yani Rayleigh dalgaları; P ile yatay S dalgalarının girişiminden L, yani Love dalgaları meydana gelir. Adlarını ilk tanımlarını yapan bilim adamlarından alırlar. Yüzey dalgalarının hızı cisim dalgalarınınkinden daha az, ancak amplitüdleri daha yüksektir; depremlerin neden olduğu en şiddetli yıkımlara neden olurlar.

Deprem ölçümü

Dünya'da günde binlerce deprem meydana gelir. Bunların çoğu yalnız aletler tarafından algılanır. Sismograf olarak adlandırılan bu aletler deprem sırasında meydana gelen yer sarsıntılarını kaydeder. Yere sabitlenmiş bir tabana yerleştirilen makara üzerinde dönen kağıt ile bir yay aracılığıyla bir çerçeveye gerilen kayıt kaleminden oluşurlar.
Sarsıntı sırasında makara Dünya ile birlikte hareket eder, kayıt kalemi ise eylemsizliğinden dolayı yerinde kalarak yeryüzünün hareketlerini makarada bulunan kağıda kaydeder. Bir deprem izleme istasyonunda en az üç adet sismograf bulunur, bunlardan ikisi kuzey-güney ve doğu-batı olmak üzere yatay yönde, biri dikey yönde oluşan sarsıntıları kaydeder.

Merkez üssünün uzaklığı P ve S dalgalarının algılanmaları arasında geçen süreden hesaplanır ve böylece bir çember elde edilir. Merkez üssünün tam yerini bulmak için üç istasyonun verileri karşılaştırılır, çünkü üç çemberin kesiştiği ortak nokta merkez üssünün yerini güvenli bir şekilde belirler.

Depremlerin şiddeti Mercalli ölçeği ile sınıflandırılır: 12 basamaklı ölçek söz konusu bölgede depremin yıkım etkisini gösterir. Bu ölçek aletsel olmayıp depremi yaşayanlardan toplanan bilgilere dayanır. Bunu kullanmanın getirdiği avantaj asırlar önce gerçekleşen depremlerin de sınıflandırılmasını mümkün kılmasıdır. Ancak depremin şiddeti ile yıkımın boyutu doğrudan orantılı değildir. Yıkımın büyüklüğü kayaç tiplerine, nüfus yoğunluğuna ve bina yapım yöntemlerine bağlıdır.

Richter ölçeği aletsel ölçümlere dayanır. Deprem sırasında açığa çıkan ve sismometre ile ölçülen enerjiyi, yani magnitüdü gösterir. Richter ölçeğinin her basamağı bir öncekinden 32 kat daha büyük enerji anlamına gelir ve değeri depremin yeryüzündeki etkisine bağlı değildir.

Binaların depremden korunması

Sismik bölgeler ve depremlerin doğası günümüzde ayrıntılı olarak bilinir, buna rağmen belirli bir bölgede depremin ne zaman meydana geleceği ve meydana gelecek olan depremin şiddeti önceden tahmin edilemez. Bu nedenle depremlere karşı en etkili korunma yolu sismik bölgelerde depreme dayanıklı yapı tasarımının uygulanmasıdır. Depreme dayanıklı olması için binanın tasarımı, güçlendirilmesi, malzemeleri ile sarsıntı hafifletme de çok önemlidir.

Depreme dayanıklı binalar düzenli kat planına sahip, ağırlık merkezi alçak, küçük pencerelere sahip binalardır. Dolgu tavanlar ve gergiler de çok önemlidir. Binanın malzemesi bakımından çelik ve ağaç gibi hafif iskeletli binalar daha dayanıklıdır, çünkü bunların esnek malzemesi şekillerini değiştirebilir. Bina ile temeli arasına yerleştirilen sismik izolatör ile deprem sarkacı yüksek binaların depreme dayanıklı olmasını sağlar.

Animasyon

Anlatma

Deprem, yer kabuğunun kısa süren ve elastik dalgalarla yayılan hareketidir. En tipik depremler tektonik kökenlidir, bu demek oluyor ki levha kenarlarında meydana gelen hareketlere bağlı olarak oluşurlar.

Tektonik depremler levhaların birbirine değdiğinde oluşan gerilimin kayaçların dayanımını ve şekil değiştirme yeteneğini aştığı yerlerde meydana gelir. Gerginlik bükülen bir çubuğun birden kırılması gibi eşitlenir ve dalgalar şeklinde her yöne yayılır.

Depremin yer kabuğunda ortaya çıktığı ve kalıcı şekil değişimine neden olduğu yer deprem odağı olarak adlandırılır. Deprem odağına en yakın yeryüzü noktası merkez üssüdür. Deprem odağı ile merkez üssü arasındaki mesafeye odak derinliği denir.

Deprem odağında ortaya çıkan enerji dalga şeklinde yayılır. Dünya'nın iç katmanlarından geçen ve bütün yönlere yayılan bu dalgalar cisim dalgaları olarak adlandırılır.

Boyuna ve enine dalga olmak üzere iki tür cisim dalgası var olup adlarını parçacıkların hareket yönünden alırlar.

Boyuna dalgaların hızı daha yüksek olduğundan cihazlar tarafından daha önce algılanırlar. P, yani primer (birincil) olarak adlandırılmaları da bundan kaynaklanır. Enine dalgalara ise S, yani sekonder (ikincil) dalga denir.

Yüzey dalgaları yeryüzünde yayılan dalgalardır; bunlar P ve S dalgalarının girişiminden oluşur. Yüzey dalgalarının hızı cisim dalgalarınınkinden daha az, ancak amplitüdleri daha yüksektir; depremlerin neden olduğu en şiddetli yıkımlara neden olurlar.

Dünya'da günde binlerce deprem meydana gelir. Bunların çoğu yalnız aletler tarafından algılanır. Sismograf olarak adlandırılan bu aletler deprem sırasında meydana gelen yer sarsıntılarını kaydeder. Yere sabitlenmiş bir tabana yerleştirilen makara üzerinde dönen kağıt ile bir yay aracılığıyla bir çerçeveye gerilen kayıt kaleminden oluşurlar.

Depremlerin şiddeti Mercalli ölçeği ile sınıflandırılır: 12 basamaklı ölçek söz konusu bölgede depremin yıkım etkisini gösterir.

Richter ölçeği aletsel ölçümlere dayanır. Deprem sırasında açığa çıkan ve sismometre ile ölçülen enerjiyi, yani magnitüdü gösterir. Richter ölçeğinin her basamağı bir öncekinden 32 kat daha büyük enerji anlamına gelir.

Sismik bölgeler ve depremlerin doğası günümüzde ayrıntılı olarak bilinir, buna rağmen belirli bir bölgede depremin ne zaman meydana geleceği ve meydana gelecek olan depremin şiddeti önceden tahmin edilemez. Bu nedenle depremlere karşı en etkili korunma yolu sismik bölgelerde depreme dayanıklı yapı tasarımının uygulanmasıdır. Depreme dayanıklı olması için binanın tasarımı, güçlendirilmesi, malzemeleri ile sarsıntı hafifletme de çok önemlidir.

İlgili ekstralar

Tektonik Levhalar

Tektonik levhalar birbirlerine göre hareket ederler.

Tsunami

Tsunami, yıkıcı güce sahip dev dalgaların oluşturduğu doğal afettir.

Volkanizma

Volkanizma sırasında magma yerkabuğunun zayıf kısımlarından yeryüzüne çıkar.

Dalga Türleri

Dalgalar hayatımızın birçok alanında son derece önemli bir rol oynamaktadır.

Deniz Derinlik Haritası

Deniz derinliğinde levhaların sınırları iyice görünür.

Doppler etkisi

Yaklaşan bir ses kaynağının sesinin uzaklaşaninkinden daha yüksek olduğu bilinen bir olgudur.

Dünya Topografyası

Animasyonda Dünya'nın en yüksek dağları, en büyük ovaları, gölleri ve çölleri ile en uzun nehirleri gösteriliyor.

Gayzer

Gayzer, düzenli aralıklarla sıcak su ve buhar fışkırtıyor.

Hidrotermal Baca

Okyanus ortası sırtlarda deniz tabanındaki çatlaklardan jeotermal enerji tarafından ısıtılmış su yukarıya çıkar.

Hortum

Kısa ömürlü ama son derece güçlü hortumlar çok büyük hasara neden olabilirler.

Kıvrılma (Orta Düzey)

Yanal basınçların etkisiyle kayaç katmanları kıvrılır ve böylece kıvrım dağları oluşur.

Sıcak Noktalar

Sıcak noktalarda magma sıklıkla yukarı doğru yükselir ve volkanik aktivite görünür.

Ses dalgalarının özellikleri

Animasyon dalgaların en önemli özelliklerini ses dalgaları aracılığıyla açıklar.

Dünya

Dünyamız oksijen içeren atmosfere ve sağlam kabuğa sahip kayaç gezegen.

Kırılma (Orta Düzey)

Dikey kuvvetlerin etkisiyle bloklar oluşur ve dikey yönde birbirlerinden uzaklaşırlar.

Kıtaların Yer Değiştirmesi

Kıtalar, Yerküre'nin oluşumundan beri hareket etmiştir ve bu süreç günümüzde de sürmektedir.

Kıvrılma (Yüksek Düzey)

Yanal basınçların etkisiyle kayaç katmanları kıvrılır ve böylece kıvrım dağları oluşur.

Added to your cart.