Ayasofya (İstanbul)

Ayasofya (İstanbul)

Önce Bizans sonra Osmanlı İmparatorluğunun dini merkezi olan, adı "kutsal bilgelik" anlamına gelen bina günümüzde Dünya'nın en iyi tanınan ve en çok ziyaret edilen müzelerinden biridir.

Görsel Sanatlar

Etiketler

Ayasofya, katedral, cami, minare, kilise, müze, Osmanlı, Bizans dönemi, Türk, Türkiye, Konstantinopolis, İstanbul, İstanbul Boğazı, Anadolu, Ortodoks, Müslüman, Hristiyan, tanrı, Orta Çağ, bina, hac sitesi, mermer, İsa, havari, mimari, imparator, serafim, din, dini yapılar, Bizans İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu, üst galeri, kubbe, hat sanatı

İlgili ekstralar

Görüntüler

Ayasofya

Kesit

Animasyon

Ayasofya, İstanbul'un en çok ziyaret edilen müzelerinden biridir.
Bir buçuk bin yıldan da daha eski yapının zengin bir tarihi vardır. Orijinal yapı Büyük Konstantin'in oğlu tarafından 4. yüzyılda inşa edildi.

Bina iki kez yıkıldıktan sonra 6. yüzyılda öncekilerden farklı, daha büyük kilise olarak inşa edildi. 13. yüzyılın başında Dördüncü Haçlı Seferi sırasında Roma Katolik Kilisesi'ne bağlı bir katedrale dönüştürüldü. Fatih Sultan Mehmed 1453'te Konstantinopolis’i fethetti ve kilisenin camiye dönüştürülmesini emretti.
16. yüzyılın ikinci yarısında günümüzde de görülen dört minare ilave edildi. Ayasofya, geçen yüzyıla dek İslam dininin çok önemli bir camisi olarak hizmet gördü. 1934'te ise büyük restorasyon çalışmaları sonunda müzeye çevrildi.

Bizans döneminde inşa edilen yapı tüm mimari unsurların mükemmel bir sentezi olarak zikredilir. Ayasofya'nın özelliği olan ana kubbesinin çapı yaklaşık 31 metre, yüksekliği ise 56 metredir. Kubbede hem yapının içine ışığın girmesini sağlamak hem de kubbenin ağırlığını azaltmak amacıyla 40 pencere açılmıştır.

Doğu ve batı tarafında yarım kubbeler bulunur. Ana mekan, sütunlar tarafından üç nefe ayrılır: orta nef, güney nef ve kuzey nef.
Yapının iç ve dış mekanı çok farklıdır, masif yapının içi havadar olup zengince süslenmiştir.

Geç antik mimarinin son, Ortaçağ Bizans mimarisinin ilk eserlerinden biri olan yapı 1985'te UNESCO tarafından İstanbul'un diğer tarihi yerleriyle birlikte Dünya Mirasları listesine alındı.

İç mekan

İç mekan

Çok sayıda pencereden içeri sızan ışık ve yanan mumlar zengin süslemeli bina içinde gizemli bir atmosfer yaratır.

Omphalion, terleyen sütun ve hat levhaların tamamı iç mekanın daha da özel olmasını sağlar.

Pek tabii olarak İslam dinine ait minber, mihrap ve müezzin mahfili Ayasofya'da da bulunur ve sultan mahfiliyle tamamlanır.

Ana kubbe

Ana kubbe

Ayasofya'nın ana kubbesi 55,6 metre yükseklikte ve yaklaşık 31 metre çapındadır. Dört ayak üzerine oturtulmuş dev kubbe yarım kubbelerle desteklenmiştir.

Üst kat

Deisis Mozaği

Deisis Mozaği

Bizans sanatının şaheserlerinden biridir. Büyük olasılıkla 13. yüzyıl sırasında yapıldı.
İsa, Meryem ve Yahya dikkat çekici doğrulukla tasvir edilir (Meryem'in yüzündeki kırmızılık ve Yahya'nın kırışıklıkları bile detaylandırılmıştır).

Yürü

Anlatma

Ayasofya, İstanbul'un en çok ziyaret edilen müzelerinden biridir.
Bir buçuk bin yıldan da daha eski yapının zengin bir tarihi vardır. Orijinal yapı Büyük Konstantin'in oğlu tarafından 4. yüzyılda inşa edildi.

Bina iki kez yıkıldıktan sonra 6. yüzyılda öncekilerden farklı, daha büyük kilise olarak inşa edildi. 13. yüzyılın başında Dördüncü Haçlı Seferi sırasında Roma Katolik Kilisesi'ne bağlı bir katedrale dönüştürüldü. Fatih Sultan Mehmed 1453'te Konstantinopolis’i fethetti ve kilisenin camiye dönüştürülmesini emretti.
16. yüzyılın ikinci yarısında günümüzde de görülen dört minare ilave edildi. Ayasofya, geçen yüzyıla dek İslam dininin çok önemli bir camisi olarak hizmet gördü. 1934'te ise büyük restorasyon çalışmaları sonunda müzeye çevrildi.

Bizans döneminde inşa edilen yapı tüm mimari unsurların mükemmel bir sentezi olarak zikredilir. Ayasofya'nın özelliği olan ana kubbesinin çapı yaklaşık 31 metre, yüksekliği ise 56 metredir. Kubbede hem yapının içine ışığın girmesini sağlamak hem de kubbenin ağırlığını azaltmak amacıyla 40 pencere açılmıştır.

Doğu ve batı tarafında yarım kubbeler bulunur. Ana mekan, sütunlar tarafından üç nefe ayrılır: orta nef, güney nef ve kuzey nef.
Yapının iç ve dış mekanı çok farklıdır, masif yapının içi havadar olup zengince süslenmiştir.

Geç antik mimarinin son, Ortaçağ Bizans mimarisinin ilk eserlerinden biri olan yapı 1985'te UNESCO tarafından İstanbul'un diğer tarihi yerleriyle birlikte Dünya Mirasları listesine alındı.

İlgili ekstralar

Orta Çağ’da Batı Avrupa’daki Kıyafetler (15. yüzyıl)

Kıyafetler, söz konusu dönemde ve bölgede yaşayanların yaşam tarzını ve kültürünü yansıtır.

Namdaemun Kapısı (Seul, 14. yüzyıl)

Kore'nin en önemli ulusal hazinesi olan Namdaemun, eski zamanlarda Seul şehrinin ana...

Gotik Katedral (Clermont-Ferrand, 15. yüzyıl)

Adı Türkçeye "Hazreti Meryem'in göğe kabulü" olarak çevrilebilecek katedral, gül...

Itsukuşima Tapınağı'nın Kapısı (Torii)

Torii, tapınağın girişinde inşa edilen geleneksel bir Japon kapısıdır.

Uçan Makine - Leonardo da Vinci'nin Buluşu (1488–1489)

Sıra dışı ayrıntılı tasarının amacı kuşların uçuşunun fazlarını kopyalamaktı.

Geleneksel Arap Evi

Her yerin adeti ayrı. Geleneksel bir Arap evinin 20. yüzyıldan önce nasıl göründüğüne bir bakalım.

Gotik Mimarisi

Gotik sanat, Orta Çağ sanatının en önemli akımlarından biridir.

Added to your cart.